"14 Şubat 270" sevgi selinin ilk yağmur damlasıdır belki de.. Aziz Valentinus' un idamından bir gün sonra Julia' ya ulaşan mektubunun son cümlesi; "senin Valentine'...
merhaba, size gecenin bu vaktinden küçük mutluluklar sunmak isterdim aslında.. ama içim parçalanıyor bu günlerde.. iki de bir ağzıma kanlı kanlı kırıntıları düşüyor kalbimin, elimde...
zamanı durdurmaya çabanız oldu mu hiç sizin?.. güneşi hep gök yüzünde görmek istediğiniz? denizi her zaman mavi hayal ettiğiniz oldu mu?.. kuşların hiç uyumadığını, çiçeklerin...
etrafınızdaki herşey değişiyor zamanla.. bu değişimlerin bazıları olağan bazılarıda yaptırımlarla gelen degişimler.. bazıları ise duruma ayak uydurma çabası.. iki günlük dünyada hep birşeylere ait olma,...
öyle çok seversiniz ki birisini... hani ölürsünüz tabiri caizse onun için... neler neler... dersiniz ki canımı iste vereyim ki verecek cesarete sahipsinizdir onun için... öyle...
dil bilgisinden kaldım daha hayatın, yaşanmışlıkların sınavını olamadan. oysa ki ne de heycanlıydım daha 3. yılına bile girmemiştim okulun atıldım... hem anlamadım ortada bir disiplin suçu dahi yokken daha kopya bile çekmemiştim aslında. hep...
sen ve ben çok eskidençocukkenbirlikte, habersiz hayallerkurardık gecelerde..sen ve ben çok eskidençocukkenbirlikte, habersiz hayallerkurardık gecelerde..şimdi kurduğumuz o hayallerbirer birer gerçekleşiyorbiz yollar aştık saatlercekavuşsun diye ellerimiz...başardık..sen...
Her bir şeyin mümkün olduğuPembe bulutlarla kaplı bir gök yüzüyle örtülüBir kasaba var düşlerdeZamanın durduğuAşkın her bir yana, özgürceKaybetme korkusu olmadan yayıldığı… Birde karanlık roman...
belli ki her yer sen kokuyor dünyadaodam, yatağımatıığım her adımsenin kokunun ardından...bazen deniz kokusubazen sıcak yağmur damlasıgözümü açtığımda, kapattığımdakoskoca anfinin her sırasındasağımda, solumdabazen ön sıramdasen...
sen kazanılmış en büyk zaferlerinmutluluğu gibisindokunuşların egenin dalgaları gibizarif...narin...istanbul kadınlığı senden öğrensinsen bir güneşsin, bir yasemendokunamam incitemem...aklın yokuşlara sürer sevdayıaşkın rengindedir gitmelerinve küçük bir çocuk...çekip...
gece gözlerini kapatınca insanmavilikler arasından çıkar gelirsinmarmara kadar kalabalıkege kadar aşk kokar dalgalarınsen bir deniz sen bir rüzgarsınbeni derinine çekercanımı yaka yaka bağlarsın kendine...gündüz gözleri...
bu sabah küçük hüzünler buldumgönlümün odalarına sığınmışlarkaranlık tozlu yüzüleriyorungunlar kaçmaktanmutluluklar sarmış dört yalarını..bu sabah küçük hüzünler buldumyeryer çizilmiş derisikanlı mosmor dudaklarısağlam tokat yemişmutluluktan,hüzünlü yanakları...bir kadın...
bir rüzgarın kanatlarına oturupdalgalar gibi yükselereken büyük hüzünlerin ardındancoşkuyla gidebilmek...zamanın gözyaşlarına inatdüştüğün çukurlardan öteyemavinin bittiği andagüneşin doğduğu yere gidebilmek...aşk acısını yüklenip omzunayürümek ileriyeayakların şişsede, kalbin...
denizlerin mavisi tükenmişsevda türküleri çalmıyor artık rüzgardokunsam ağlayacakzamanı yüklenip savrulduğum bulutlarkuşların kaçışlarına bak şu diyardangidişlerini andırıyor bensizliğeve ardından gelen ölüm sessizlikleritepelerine serildi bedenim ey İstanbulsularında...
bir kız sevdim Attillagözleri beni yansıtıyordusoğuk sularında boğazınvapurlar dolusu yolculuklardakalbi beni taşıryordu Attila...bir kız sevdim Attillaharem'den Üsküdar'ausulca uzanan sahil boyuncael ele ilk İstanbul adımlarımızdabir kız...
güneşin terkettiği semalarboğaz yavaş yavaş yutuyor ışıklarıki gece güzel kokusunu yayıyoryedi tepenin herbirinegündüzden kalan kedersiyaha boyanır kıyılarımdahüzünler mutluluğa doğaristanbul yollarında...koparttığım tüm yapraklar içinhüzne boğduğum öğlen...